Ayrılık Acısı Nasıl Geçer?

2017-07-03 00:33:00

Çok sevmek, çok değer vermek, çok aşık olmak, çok mutlu olmak yanında kardeşleri ile beraber gelir: Çok üzülmek, çok yıpranmak, çok kırılmak, paramparça olmak. Her aşık olan, her ilişki yaşayan mutlu mesut hayatına devam edemiyor maalesef. Bir bakmışsın o seni çok sevdiğini zannettiğin kişi aslında sana kendini bambaşka tanıtmış, istediği taraflarını göstermiş, senden çok ayrı kafalarda ikinci bir hayatı varmış. Ailesinin sözünden çıkmazmış meğer; aile yapısı, değer yargıları ise seninkinden çok farklıymış. Ben seninki gibi sıkıcı bir işte çalışmak istemiyorum derken aslında yalan söylüyormuş, defalarca başvurmuş ama olmamış, o yüzden kariyer yolu kapalıymış. Ben evlenmek istemiyorum, çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum demesi senden sebepmiş. Etrafında soranlara ben de istiyorum ama doğru kişiyi bulamadım diye dert yanıyormuş. Neden iyi geceler dedin ama uyumadın, whatsapp’ta seni online gördüm diye kıskançlık krizleri çıkaran sevgilin gerçekte kendisi kabahatli olduğu için bu kadar olay çıkarıyormuş. Çapkınlıklarını, seni nasıl parmağında oynattığını arkadaşlarına başarı hikayesi gibi gururla anlatırmış, en son senin haberin olmuş. Olmuyor mu? Oluyor. Peki ne yapmak lazım? Üzüleceğiz diye hiç sevmeyelim mi? Ayrılalım ama hiç ağlamayalım mı? Sevelim tabi, biz sevelim, sevmeyenler, sevmeyi bilmeyenler utansın. Yalan söyleyen, aldatan, ikili oynayan kişi bozuk bir psikoloji içindedir. Kendini seven kişi olduğu gibi davranır, açık olur, böyle oyunlara girmez. Kendisi ile barışık olmayan kişi ancak sizi bu tarz manipülasyonların içine sokar, olduğundan farklı davranır, hissettiğinden farklı söyler. Sizi ikna ederek adeta kendi yalanına kendi inanır. Sizin gözünüzdeki değerind... Devamı

Samimiyet, Saygı, Suistimal

2017-06-26 13:22:00

Huzur ve mutluluk. Bir dileğin var mı sorusuna en çok verilen iki yanıt. Peki nerede bu huzur? Neden mutlu olamıyoruz? Belki de sorun bizde değil, etrafımızdadır. Olamaz mı? O halde bu yazıda dış faktörleri ele alalım. Dış faktörler nelerdir? Çoğu zaman etrafımızda arkadaş sıfatıyla dolaşan, samimiyet ile suistimali birbirine karıştıran kişilerdir. Samimiyet dürüstlüğü, içtenliği barındırır. Özel günleri beraber kutlamayı tercih etmektir, alınan hediyeyi beğenmediğinde ben bunu değiştirmek istiyorum diyebilmektir, illa ki dışarıya çıkalım, şu mekanda boy gösterelim demeden evde bir çay demleyip keyifle sohbet edebilmektir, paran olmadığında mazeret uydurmaksızın benim bu iş için bütçem yok, erteleyelim diyebilmektir, bir hastalık anında birbirine sahip çıkabilmektir. Suistimale gelecek olursak… Hayır diyemeyeceğini bildiği için seni istemediğin durumlarla baş başa bırakıyorsa, bunun adı samimiyetin suistimal edilmesidir. Sen bu ay ikramiye aldım dersin, o da o ay tüm hesapları sana ödetir. Bu hafta sonu boşum, evde yatıp biraz dinleneceğim dersin, o da kendine program yapar, bakman için emrivaki çocuğunu sana bırakır. Eşi ile kavga eder kafanı şişirir, aldatılır ağlar, aldatır anlayış bekler. Tavsiye verirsin uygulamaz, susarsın, yorum yapmazsın, bu sefer de olan biteni onaylıyormuş pozisyonuna düşersin, kendi kendine rahatsızlık duyarsın. Hepimizin maddi manevi desteğe ihtiyaç duyduğu zamanlar oluyor. Ama bu işlerin de bir dengesi var. Kantarın topuzu kaçtı mı, bir bakmışsın duygusal çöplük olmuşsun. Canı sıkılan sana sarıyor, çözüm değil şişirecek kafa arıyor. Seni çok samimi bulduğu için mi? Ne münasebet; bilakis saf gördüğü için. Adını da en yakın arkadaş koymuş, maddi manevi seni sömürüyor. Par... Devamı

Bir Huzur Düşmanı: TAKINTI

2017-06-19 11:57:00

Daha geçen hafta görüşürüz demiştik, neden aramadı? Akşam yemekte her şey çok güzeldi, neden hala mesaj atmadı? Neden ayrılmak istedi? Ben nerede hata yaptım?    İşler umduğunuz gibi gitmediğinde suçu hep kendinizde aramayın. Belki de eksik değil fazla yapıyorsun. Aşk iki kişiliktir, tüm duyguları onun yerine de düşünerek sen yaşatamazsın, yürümez, olmaz. Senin üzerine düşen denemek, eğer bir fırsat varsa değerlendirmek. Ama bu bir sınav değil ki en çok çalışan kazanacak, en çok süslenen başarılı olacak. Öncelikle bunun farkına varmak lazım. İstediğin gibi bir ilişkin yoksa başarısız hissetmek neden? Matematik problemi değil ki bu! Deneyeceksin, yanılacaksın, tekrar deneyeceksin, aradığını bulacaksın, belki sonra kaybedeceksin ama yılmayacaksın. Hepimiz daimi bir değişim içerisindeyiz, ölümden başka bir garanti yok. Hayatı doğal akışında yaşamak zor gelmemeli, aksine heyecan duymalıyız. Her gün halimizden memnunsak kıymetini bildiğimiz, değilsek daha iyisi için umutla dolduğumuz bir başlangıç olmalı.    Sen yönünü belli ettiğinden eminsen artık neden ve nasıllarla kendini yiyip bitirme. Ne yaparsan yap her şeyi kontrol edemezsin, karşı tarafın da niyeti olmalı ki o iş olsun. Niyet buradaki en önemli faktör. Misal, sen o gün biraz huysuzsundur; isteyen kişi der ki beni görünce heyecanlandı çünkü o da beni beğeniyor… başka şeye canı sıkılmıştır ama kabak benim başıma patladı… huysuz ama en azından yapmacık değil, benim yanımda doğal… der de der. Göz gönlün görmek istediğini görür. Gönlü yoksa da ne kadar uğraşsan ne desen olmaz.    Kime aşık olacağımızı seçemiyoruz belki ama aşık olmak da gayet tabi bir seçimdir. Mutlu olmayı seçm... Devamı

36 Soruda Aşk Garantisi

2017-06-13 12:30:00

Stony Brook Üniversitesi’nde görevli psikolog Arthur Aaron 36 soruluk bir aşk formülü geliştirdi. Bu formüle göre tamamen yabancı biri ya da normal bir arkadaşınızla bir odada baş başa kaldığınızda 1 saat içerisinde odadan birbirinize aşık olarak ayrılmanız mümkün. Tek yapmanız gereken altta yer alan soruları karşılıklı olarak sormanız, samimi cevaplar vermeniz ve devamında 4 dakika boyunca sadece birbirinizin gözünün içine bakmanız.   1. Dünyadaki herhangi biri gelebiliyor olsa, kiminle akşam yemeği yemeyi tercih edersin? 2. Ünlü olmak ister miydin? Hangi açıdan? 3. Telefon açmadan önce ne söyleyeceğini kendi kendine prova ediyor musun? Neden? 4. Senin için mükemmel bir gün nedir? 5. En son ne zaman yalnızken şarkı söyledin? Peki başkası için? 6. 90 yaşında kadar yaşayacağın garanti olsa ve 30 yaşında aklın ya da bedenin sabitlenecek olsa, hangisini tercih edersin? Akıl mı beden mi? 7. Ne şekilde öleceğine dair bir önsezin var mı? 8. Karşındaki kişi ile ortak gördüğün 3 özellik nedir? 9. Hayatta en çok minnettar olduğun 3 şey nedir?  10. Yetiştirilmenle ilgili birşeyi değiştirmek isteseydin, bu ne olurdu? 11. Hayat hikayeni 4 dakika içerisinde mümkün olduğunca detaylı bir şekilde anlat. 12. Yarın sabah uyandığında istediğin herhangi bir özellik ya da yetenek senin olacak deseler, ne olsun isterdin? 13. Sorularını cevaplayacak sihirli bir küre olsa, ilk neyi öğrenmek isterdin? 14. Uzun zamandır hayalini kurduğun bir şey var mı? Neden hala yapmadın? 15. Hayattaki en büyük başarın nedir? 16. Arkadaşlıkta en çok değer verdiğin şey nedir? 17. En değerli anın nedir? 18. En kötü anın nedir? 19. Bir sene içerisinde öleceğini bilsen hay... Devamı

Tek Taş Çılgınlığı

2017-06-07 15:54:00

Düğün sezonu açıldı, tek taş çılgınlığı tam gaz devam ediyor. 1000 TL’den 100.000 TL’ya kadar her keseye uygun yüzük bulunmakla beraber ne alan halinden memnun ne takan. O halde sorgulayalım biraz, bu memnuniyetsizliğin sebebi ne?   Öncelikle şunu iyice anlamak lazım. İnsanız hepimiz, dünyevi ihtiyaçlarımız var malum. Yiyecek yemek, barınacak bir ev, sığınacak bir eş, aile en temel ihtiyaçlarımız. Geri kalan her şey işin süsü püsü oluyor. Olsa güzel olur, olmasa da ziyanı yok. Pırlantanın karatına takılıyorsanız eğer kendinize sorun; “Benim hangi konuda tatminsizliğim var da, ben bunu somut olarak gözümün gördüğü ve başkalarına da gösterip ispat edebileceğim bir yüzükle çözmeye çalışıyorum? Eşime yeterince güveniyor muyum yoksa beni aldattığını mı düşünüyorum? Yüzüğümün çok değerli olması benim takıldığı diğer kızlardan çok daha üstün olduğumu mu gösteriyor? Eşimi yeterince beğeniyor muyum? Dışarıya karşı çok yakışıklı değil ancak bana bu yüzüğü alabiliyor mu demek istiyorum? Eşimin ailesi beni seviyor, sayıyor mu? Bu yüzüğün büyüklüğü ne kadar sevildiğimin ölçütü mü? Etrafımdakileri maddi konularda çok eleştirdim, küçümsedim. İş bana gelince lafımı yememek için mi eşime illa ki bu yüzük olacak baskısı yapıyorum? Eşimin cimri olduğunu mu düşünüyorum? Eşimi zevksiz mi buluyorum?   Sorun hiçbir zaman yüzüğün boyutu değildir. Sorun üstü kapatılmış bir konunun yüzüğe yansımasıdır. Peki bir anlaşmaya varıldı, istenen karat alındı. İşler halloldu mu dersiniz? Keşke bu kadar basit olsa, tüm problemlerimizi birkaç lira fazla ... Devamı