Söylenenler ve Aslında Olan

2017-07-31 00:16:00

Kayış bir yerde kopmuş ama nerede? Neden hep aynı noktada tıkanıp kalıyoruz? Görünürde bir problem yokken yaşadığımız bu tuhaf gerilimin, gelgitlerin sebebi ne? diye merak ediyorsanız alın size birkaç deşifre edilmiş cümle:   Ciddi bir ilişki düşünmüyorum - Boştayım ama daha iyisini bulur muyum diye bekliyorum Evlilik düşünmüyorum - SENİNLE evlenmek istemiyorum Sorumluluk almak istemiyorum - Kendime güvenim yok, sana bir şey vaat etmek istemiyorum ama yine de seni istiyorum Bana bağlanmanı istemiyorum – Sana bağlanmaktan korkuyorum Çocuk sahibi olmak istemiyorum - SENDEN çocuğum olsun istemiyorum Zamanım yok - Sana ayırabileceğim zaman bu kadar Telefonunu duymamışım, mesajını görmemişim - Bana bel bağlanmanı istemiyorum, bir problemin olursa beni arama, sorumluluk almak istemiyorum Sen söyledin diye yapmadım zaten yapacaktım - Seni kaybetmek istemiyorum ama fazla ümitlenmen de işime gelmiyor, sorumluluk almak istemiyorum Öyle demek istediğini anlamamıştım - Ne istediğini biliyorum ama yapmak işime gelmiyor, kaçak güreşiyorum, geçinmeye niyetim yok Ama sen de bana bunu yapmıştın - Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum ama çocuk gibi davranmak ve seni suçlamak işime geliyor, geçinmeye niyetim yok Sen git ben gelmek istemiyorum - Birlikte vakit geçirmemizi önemsemiyorum, mazeretim bencil olmam, kendi ihtiyacım olduğunda görüşmek işime geliyor Bu yaptığını affedemem - Artık sana aşık değilim, bu da bahanesi oldu Benim için dış görünüş ya da kariyer önemli değil - Kriterlerime uygun olduğun için sorun etmiyorum Benim için nerede yaşadığımızın önemi yok - Sana aşığım, sen de sorumluluğunu bil, beni üzme yeter Çocuklarımla tanışman için henüz erken - Seninle devam edip etme... Devamı

Mutluluğa Da Bir Şans Verin

2017-07-24 14:22:00

Ne yazık ki tabiat olarak birçoğumuz olan biteni negatif yorumlamaya ve başkalarını çekiştirmeye bayılırız. “Ahmet’i gördün mü; eşinin vefatının üzerinden 1 sene geçmeden yeniden evlenmiş.” “Ayşe’yi duydun mu; kendisinden 20 yaşbüyük biri ile berabermiş, adam belli ki zengin.” “Mehmet’i tanıyor musun; gitti kendinden 5 yaşbüyük çocuklu bir kadın buldu, üstelik çocuğun daha ilk evliliği.” “O üniversitede hoca olan Pelin kiminle beraber biliyor musun? Lise mezunu bir adamla.” “Zehra evlilik sözleşmesi imzalamış.” “Ali ile Selin evliliğe karşıymış, evlenmeyi düşünmüyorlarmış.” Sonra da kendi ördüğümüz örümcek ağlarının esiri olur, içimizden geldiği gibi davranamayız. Her yapılana, her yaşanana bir kulp takınca kişisel hareket alanı da epey kısıtlanıyor, boğulmalar başlıyor. Özel hayatındaki çalkantılardan ötürü eleştirdiğin yanı başındaki kişinin ünlü ve zengin versiyonuna hayranlık besleyebiliyorsan (Bakınız: popçular, topçular, siyasetçiler, oyuncular) gerçekte neyi eleştiriyorsun? Görünürde senden hiçbir farkı olmadığı halde hayatını çok daha özgürce yaşayan insanların cesaretini mi? Hayat kısa, ömür gelip geçiyor. Herkesin ne istediği ne düşündüğü önemli değil, kendinizi mutlu eden şeylere kulak verin. Birçok kişinin ideal çift olarak parmakla gösterdiği üniversitede tanışan ve evlenen çiftler de mutsuz olabiliyor, aldatabiliyor, boşanabiliyor ya da boşanmayıp bir yalanı devam ettirebiliyor. Biraz derine indiğinizde büyük aşk hikayesi olarak gözünüze sokulan çoğu ilişkinin aslında sıradan, sıkıcı, samimiyetsiz, içi... Devamı

4 Adımda Kaderinizi Değiştirin

2017-07-17 01:15:00

8 sene içinde pek çok çiftin tanışmasına aracılık ettik. (Bakınız: MyMacchiato Tanıştırma Servisi) Güzel hikayeler kadar aradığını bulamayanlar da oldu. Ne demişler, nasipten öteye yol yok. Hayatın her alanında olduğu gibi burada da kader, kısmet, şans çok önemli bir yer tutuyor. Peki her şey şansla açıklanabilir mi? Neden bazıları hep şanslı da geri kalanlar hep şanssız? Ya da öyle olduğunu mu düşünüyor? Eğer siz de kendini aşktan yana şanssız görenlerdenseniz aşağıdaki liste sizin için: 1. İstemekte sınır yok. Güzel, zengin, yakışıklı, atletik, çocuksuz, çocuklu, entelektüel, maceraperest, genç, olgun, canlı, heyecanlı, çekici, seksi, esprili, karizmatik… İsteyin elbette ama isterken de kendinizi bilin. Ben bu kişiyi taşıyabilir miyim? Peki bu kişi benim sahip olduğum nitelikleri takdir edecek bilinçte mi? Hangi özellikler benim için gerçekten önemli, hangilerini etraf kaygısıyla talep ediyorum? İlişkilerde paylaşım esastır, karşılıklı birbirini beslemek gerekir, mutlaka bir alışveriş söz konusu olmalıdır. Benim almayı umduğum ne? Peki karşılığında ne vaat ediyorum? Şu dünyada herkes için aradığı kriterlere uygun biri muhakkak ki var; iş ki o da bizi arayan bir ruh mu? Yeterince eğip bükerseniz her işin mümkünü var; ama kendinizden epeyce taviz vererek elde edeceğiniz bir mümkünat sizi uzun vadede mutlu edecek mi? Emek harcayın, fedakarlık yapın ama basit hevesler uğruna değerlerinizden, duruşunuzdan ödün vermeyin. Ruhunuz sporcuysa; sadelikten, doğallıktan yanaysanız sırf birileri beğenecek diye sahte sarışın olmayın mesela. Ya da onu etkilemek için sonradan terk edeceğiniz bir hayvanı sahiplenmeyin. Kıskançlık krizlerine girecekseniz sevgilim model olsun diye tutturmayın. Aşağılık kompleksine kapılacaksanız en zenginini isteme... Devamı

Sakız Olmuş İlişkiler

2017-07-10 01:10:00

Bir dargın bir barışık giden ilişkiler zordur, insanı yorar. Ciddi düşünmek istersin önünde engeller sıralanır. Görünürde bir engel yoksa da itina ile trip atılır, problem üretilir. Yok olmaz bitirelim dersin, gönül razı gelmez, paçalar tutuşur. Tam da her şeyi yoluna koyduk dersin alakasız bir yerden gol gelir, hoop haydi tekrar başa sar. Sen bana öyle demiştin, böyle yapmıştın, şöyle olmuştu… Uzatmalı ilişkilerdeki pek çok sorun çiftlerin birbirine karşı tam anlamıyla dürüst olmamasından kaynaklanır. Çünkü aradan ne kadar zaman geçerse geçsin kişi hala biz değil, ben olarak düşünür. Karşısındaki kişiyi müstakbel eşi olarak benimsemeyenler her durumda karşı tarafa nasıl göründüğünü değerlendirir, karizmayı çizdirmekten korkar, bencilce davranır, gururunu mutluluğun önüne koyar. Sen ona şöyle yap demişsindir, o da sana inat başka türlü yapmıştır. Peki gerçekten inat mı? Belki cepte görünmek istememiştir, sevginden emin olmadığı için kıskandırmak istemiştir. Belki de sırf beni beğenmez korkusu ile davranışının arkasındaki gerçek sebebi açıklayamamıştır, ailesi ile ilgili sıkıntıları vardır. Belki de parası yoktur ama itiraf edememiştir, gurur yapmıştır. Neden böyle davrandı sorusuna mantıklı bir cevap bulamayan kişi ise çok tehlikeli bir tahmin oyununa başlar. Demek ki beni istemiyor, sevmiyor, aldatıyor. O halde ben de onu tersliyim, kandırayım, şaşırtayım. Ve bu çalkantılı ilişki yanlış anlaşmalar, karşılıklı şaşırtmalar ve stratejiler ile satranç tadında devam eder. Peki sakız olmuş ilişkiler için ne yapmak lazım? Aşkınız için aradığınız aroma satranç ise aynen devam! Yok değilse uzatmadan neticelendirin, netlik iyidir. Beklentiniz başka iken ağzınızdan çı... Devamı

Ayrılık Acısı Nasıl Geçer?

2017-07-03 00:33:00

Çok sevmek, çok değer vermek, çok aşık olmak, çok mutlu olmak yanında kardeşleri ile beraber gelir: Çok üzülmek, çok yıpranmak, çok kırılmak, paramparça olmak. Her aşık olan, her ilişki yaşayan mutlu mesut hayatına devam edemiyor maalesef. Bir bakmışsın o seni çok sevdiğini zannettiğin kişi aslında sana kendini bambaşka tanıtmış, istediği taraflarını göstermiş, senden çok ayrı kafalarda ikinci bir hayatı varmış. Ailesinin sözünden çıkmazmış meğer; aile yapısı, değer yargıları ise seninkinden çok farklıymış. Ben seninki gibi sıkıcı bir işte çalışmak istemiyorum derken aslında yalan söylüyormuş, defalarca başvurmuş ama olmamış, o yüzden kariyer yolu kapalıymış. Ben evlenmek istemiyorum, çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum demesi senden sebepmiş. Etrafında soranlara ben de istiyorum ama doğru kişiyi bulamadım diye dert yanıyormuş. Neden iyi geceler dedin ama uyumadın, whatsapp’ta seni online gördüm diye kıskançlık krizleri çıkaran sevgilin gerçekte kendisi kabahatli olduğu için bu kadar olay çıkarıyormuş. Çapkınlıklarını, seni nasıl parmağında oynattığını arkadaşlarına başarı hikayesi gibi gururla anlatırmış, en son senin haberin olmuş. Olmuyor mu? Oluyor. Peki ne yapmak lazım? Üzüleceğiz diye hiç sevmeyelim mi? Ayrılalım ama hiç ağlamayalım mı? Sevelim tabi, biz sevelim, sevmeyenler, sevmeyi bilmeyenler utansın. Yalan söyleyen, aldatan, ikili oynayan kişi bozuk bir psikoloji içindedir. Kendini seven kişi olduğu gibi davranır, açık olur, böyle oyunlara girmez. Kendisi ile barışık olmayan kişi ancak sizi bu tarz manipülasyonların içine sokar, olduğundan farklı davranır, hissettiğinden farklı söyler. Sizi ikna ederek adeta kendi yalanına kendi inanır. Sizin gözünüzdeki değerind... Devamı