Aşkı Ararken Mantıklı Olmak

2017-09-04 01:18:00

Aşkta hesap kitap yapmak olmuyor, olunca da tadı kaçıyor, kabul. Ama bu demek değil ki aşkı ararken mantıksız olacağız, karanlık odalarda hep başımızı duvarlara toslayacağız. Gündelik hayatımızda düz mantık hareket edip ilerlerken özel hayatımızda aynı kısır döngüde dönüyorsak bu işe gerektiği kadar kafa yormuyoruz demektir. Evet, her saniye onu düşünüyor olabilirsin. Peki gerçekten ayakları yere basan bir şekilde kafanda ölçüp tartıp mı düşünüyorsun? Yoksa düşünmekten kastın sadece hayal kurmaktan ibaret mi? Ne istediğini bilmeyen, ilkesiz biri birbirini desteklemeyen tutarsız seçimlerle kendi kendini sabote etmeye mahkumdur.   Yeni biri ile tanıştın ya da zaten etrafında olan biri. Onun sana nasıl yaklaştığı bir kenara (eğlence/flört/sırdaş/maddiyat/dost/iş) senin ondan beklentin ne? Arkadaşlık mı? İş arkadaşlığı mı? Sosyal arkadaşlık, eğlence mi? Flört mü? Evlilik mi? Sana nasıl yaklaşıyorsa o yönde karşılık vermek durumunda değilsin. Kendi yönünü çiz, ona uygun davran. Misal; yalnızca iş arkadaşı olarak gördüğün, yanında iyi vakit geçirmediğin biri ile ayıp olmasın diyerek sosyal arkadaşlık etme. Beraber gezmekten keyif aldığın, eğlendiğin birine karşı eğer birşey hissetmiyorsan sırf iki yemek ısmarladı diye borçlu hissetme. Çizgini çiz. Ciddi düşündüğün birine, ileride eşim olur mantığı ile fazlası ile taviz veriyorsan bir noktada kendini çek ve düşün. Bu kişi beni suistimal ediyor mu? Eşim olacağını düşünerek yaptığım maddi-manevi yatırım, kötü senaryoda beni depresyona sokar mı? Yoksa canı sağ olsun diyebilir miyim?   Sık rastlanan bir durum da cinselliği koz olarak kullanan birinin günün sonunda “kullanıldım” diye ağlamasıdır. Aşkı, cinselliği gerçekt... Devamı

Neden Anlatmıyorsun?

2017-08-28 16:46:00

Özellikle evli çiftler arasında sıkça mevzu olan konulardan biridir. “Neden bana hiçbir şey anlatmıyorsun? Günün nasıl geçti diyorum, iyi deyip kestirip atıyorsun.” Aslında oldukça basit ve makul bir istek, öyle değil mi? Bana neden şunu almıyorsun ya da neden şuraya gitmiyoruz gibi zahmet içeren bir durum yok. Altı üstü biraz sohbet edelim deniyor.    İletişim, ilişkinin anahtarıdır. Sohbet talep eden kişi eşine dair haklı bir talep içerisinde. Önemsiz gibi görünen ufak sohbetler, arada yakalanan espriler ile yaratıyoruz iki kişilik dünyamızı. Dinleyerekten karşımızdakini anlayabiliyoruz, empati kuruyoruz. İnsanlar zaman içerisinde değişiyor; daha önce mesafeli durduğu görüşlere yaklaşabiliyor… Tüm bu değişim ve gelişim evrelerinden haberdar olmak, aynı evin içinde iki yabancı olmamak için iletişim şart. Önce fikirler kafada filizleniyor, sonra dile, en son olarak da eyleme dökülüyor. Ve bu 1 gün içerisinde olmuyor. Fikirlerimiz gündelik basit olaylar etkisinde yavaş yavaş yön değiştiriyor, şekilleniyor. Eğer iletişim kopuksa, son aşamada eyleme döküldüğünde görme fırsatımız oluyorsa bir takım değişiklikleri, oturup düşünüyoruz, kim bu adam? kim bu kadın? “Seni hiç tanıyamamışım.”   Peki neden bu aşamaya geliyoruz, nerede hata yapıyoruz?    Dinlemesini bilmiyoruz.    Sevdiğimiz biri söz konusu olduğunda, hele ki arada eskilerden kalan bir kuyruk acısı da varsa, anlatılanlara tepkisiz kalamıyoruz. O gününü anlatırken biz ufacık detayların arasında boğulmaya, boğulmak yetmedi onu da boğmaya bayılıyoruz. “İşyerinde adam mı yoktu onu eve sen bıraktın?” “Peki o sana bütün bunları neden anlattı? Bu s... Devamı

Gününüzü Güzelleştirecek 5 Düşünce

2017-08-21 11:31:00

Yapmam gereken bir sürü iş var diye söylenirken.. Ne mutlu bana, imkanım var, sağlığım yerinde, her işimi halledebiliyorum çok şükür diye de içimizden geçiriyor muyuz acaba? Yapılacaklar listesine her gün bir yenisi eklenir; kimi zaman iş, kimi zaman gündelik basit telaşlar, angarya olarak gördüğümüz durumlar, kimi zaman da eş dosttan gelen ricalar listemizi boş bırakmaz. Onu yap bunu yap derken yorulup isyan ederiz. Oysa ki aranıyor, soruluyor, ihtiyaç duyuluyor olmak hepimiz için önemlidir. İnsanı zinde tutar; iyi ve değerli hissettirir. Fark yaratıyor olmak, faydalı olduğunu bilmek kişisel tatmin için çok mühimdir. Bir yetkinliğin var, kredibiliten tam ki bu işler senden soruluyor. Bu kadar sevilip sayılmak herkese nasip olmaz. Maddi anlamda henüz hedeflediğin noktada olmayabilirsin. Fakat hayatta bizleri gerçekten mutlu eden her şey zaten ücretsiz. Sevmek, sevilmek, dostluklar kurmak, hal hatır sormak, anlamaya çalışarak dinlemek, üzüntüleri ve sevinçleri paylaşmak, saygıda kusur etmemek, ince düşünmek, güler yüz, şefkat göstermek, sarılmak, öpmek, neşeli tavırlar sergilemek, gülmek, beden dili, zarafet, sevgi dolu ve yapıcı bir tonda konuşmak… Tek göz odada da olsan, malikanede de otursan kapladığın hacim belli. Karnın doyduktan sonra yemeğin hükmü kalmıyor. Kalbimiz ise sonsuz sevgi taşıyabilir, her zaman daha fazlasını alabilir. Seni besleyen, ayakta tutan asıl gücün sevgi olduğunu unutma. Eğer ki bir mutsuzluğun varsa bunu maddi imkanlarından bağımsız olarak kendi içinde çözebilirsin. Tüm cevher içimizde, dışarıya nasıl bir enerji yansıtırsak aynısını karşılık olarak alırız. Neden benim başıma bunlar geldi, kovulmayı, kazıklanmayı, aldatılmayı, terk edilmeyi ben mi istedim diye isyan ediyor ola... Devamı

Ghosting nedir? Nasıl mücadele edilir?

2017-08-14 10:55:00

Son dönemde oldukça sık duymaya başladığım, sizlerin de kafasını kurcaladığını düşündüğüm vakalardan biri ghosting. Peki nedir bu ghosting? Neden olur? Nasıl mücadele edilir? Öncelikle düşmanımızı tanıyalım. Ghostingingilizcede hayalet anlamına gelen ghostsözcüğünden türetilmiş bir terim; kişinin flört ettiği kişiyi bir anda yok sayması olarak özetlenebilir.    Bir arkadaşının vasıtası ile, instagramda, gittiğin bir mekanda ya da uçakta tanışmış olabilirsiniz. Birbirinizi dikkat çekici buldunuz, ilk bakış güzel, sohbet akıcı, esprili.. Telefonlar paylaşıldı, arada mesaj atıp birbirinizi yokluyorsunuz: “Tatildeyim hava güzel, sen nasılsın?” “İşten henüz çıkabildim, çok yorucu bir gündü.” Ne zaman buluşsak, kahve mi içsek, konsere mi gitsek.. Aranızda tatlı bir flört elektriği hakim, arada imalı cümleler de kuruluyor: “Eh, senin kadar güzel olmasa da güzel bir tatildi.” “Ben midye pek sevmem ama sen orayı seviyorsan denemek isterim:)” “İyi geceler” “Tatlı uykular” Zamanları denkleştirdiniz, buluştunuz, görüştünüz, konuştunuz.. Gününüz gayet güzel geçti, mutlu ayrıldınız. Tekrar buluşmak üzere sözleştiniz, tekrar görüştünüz, belki bu sefer biraz yakınlaştınız, el ele tutuştunuz, daha yakın dans ettiniz..    Kırılma noktası ise buradan sonra başlıyor. Birkaç haftalık/aylık tanışıklık sonrasında, bir ya da iki güzel geçen görüşmenin ardından, siz tam da bu sefer tamam, tuttu kimyamız, oldu bu iş derken karşı taraf ani bir tavır değişikliğine gidiyor. Arayan, soran, gün içerisinde esprili mesajlar atan o kişinin yerinde yeller esiyor. Ardında da oldukça şaşkın, t&uum... Devamı

Zaman Her Şeyin İlacı Mı?

2017-08-07 14:48:00

Zaman her şeyin ilacı denir. Evet, yaşanan olaylar sıcağı sıcağına canımızı çok yakar, üzerinden zaman geçtikçe küllenir ve soğur. Biraz beklemek, durmak, düşünmek, araya mesafe koyup tekrar sakin kafa ile değerlendirmek iyidir. Peki zaman ilaç oluyor mu gerçekten? Acılarımızı dindiriyor, ilişkimizi de eski kıvamına getiriyor mu? Zaman ilaç olur elbette ancak ilişkiye değil, incinen kişinin kendisine ilaç olur. Hayatta bunlar da varmış demeyi öğrenir, kazıklanmayı görür, belki aldatılmayı tadar. Zamanla daha umursamaz olur, hayal kırıklığına alışır, yaralar soğur ama unutulmaz. O eski saflık, masumiyet, samimiyetten eser kalmaz. Devamında da inceldiği yerden kopar. Örnek çift olarak gördüğümüz, ayrılmalarına hiç ihtimal vermediğimiz yanı başımızdakilerin boşandığına şahit oluruz. Ortada çok mühim bir konu da yoktur üstelik. Tamam der bir taraf; bitti, artık tahammülüm kalmadı. Peki nerede yanlış yapıyoruz? Onca yıllık emeğin çöpe atılmasına sebep olan ne? Bir taraf hep diğerinin üzerine yıkılırsa, zaman içerisinde karşısındakini de çökertir. Ama o beni seviyor, bana aşık, benden vazgeçemez deyip yaptığınız hataların üzerine yatarsanız olmaz. Küçük ya da büyük fark etmez, eşinizi kırdığınızı fark ettiğiniz anda durun, düşünün, kendinizi sorgulayın. Hatalı davrandığınızı biliyorsanız bu hatanın yüzünüze çarpılmasını beklemeden kendiniz durumunuzu açıklayın, özür dileyin. İşte o zaman affetmek de affedilmek de daha kolay olur. Eşinizin iyi niyetini suistimal etmeyin. Sizi seven birine aptal muamelesi yapmayın. Çoğu zaman görmek istemediği için görmemeyi tercih ettiğini bilin. Bilin ki görmek istediği noktada zaten terk edileceksiniz. “Peki, tamam... Devamı