Bugün Kendim İçin Ne Yaptım?

2017-10-02 10:31:00

Üzerinde düşünülmesi gereken bir soru. Malum öyle ya da böyle herkes için birşeyler yapıyoruz. Kimisi zorunluluktan (aman da işleri yetiştireyim patron laf etmesin), kimisi alışkanlıktan (komşunun aşuresini eksik etmek olmaz), kimisi de şuursuzluktan (aslında ona gıcığım ama doğum gününü kutlamaya gidiyorum); onu da yapayım bu iş de aradan çıksın derken bir bakmışız gün bitmiş. Günümüz yasak savma tadında geçmiş. Günler art arda dizilmiş, yıllar akmış, ömür geçmiş. Ömrümüzü savuşturmuşuz meğer haberimiz olmamış.   Zamanı durdurmak elimizde değil, ama hayatı dolu dolu yaşamak elimizde. Ve pek tabi ne ile doldurduğumuz önemli olan. Evin ihtiyaçları, çocukların istekleri, arabanın bakımı, fazla mesai derken başınızı kaşıyacak vaktiniz kalmayabilir. En son ne zaman koltuğa oturdunuz ve pencereden dışarıyı seyrettiniz? Aldığınız her nefesi hissederek günün muhakemesini yaptınız? Dizi izlemek, kitap okumak ya da telefonda arkadaşlarınızla konuşmanın haricinde kendinize vakit ayırdınız? Kendinizle baş başa kaldınız ve hayatta var olduğunuz yeri sorguladınız? Günüm nasıl geçti? Bulunduğum konumdan memnun muyum? Nerede olmak isterdim? O noktaya varmak için ne gibi değişiklikler yapmam gerek?   Hayat, yaşamak, ciddi meseleler bunlar. Fakat eğitimi verilmiyor. Kişinin kendini tanıması, hayata dair kendini mutlu edecek bilinçli tercihler yapması ideal olan. Ancak bizler etrafımızdan görerek, toplumsal normlarla, başkalarının yönlendirmesi ile, kimi zaman da içgüdülerimizle şekillendiriyoruz seçimlerimizi. En sevdiğimiz tabir, “yuvarlanıp gidiyoruz.” Durup düşünüp bu benim için en iyisi midir, ben bu durumda mutlu/huzurlu olacak mıyım demiyoruz, fırsatımız olmuyor. Oysa ki kendi hayatımızdan bahsedi... Devamı

Erkek Egosu, Kadın İkiyüzlülüğü

2017-09-25 12:14:00

Anket yapmaya falan gerek yok, gündelik hayatımızda yaşadığımız tecrübeler gösteriyor ki bir dolu insan ya işinden ya eşinden ya da her ikisinden birden şikayetçi, tatminsiz, mutsuz. Hadi diyelim işinden memnun olmama kısmında suçlu eğitimsizlik, ekonomi, vahşi kapitalizm, yetersiz iş imkanları. Ki tüm bunlar geçerli sebepler olmakla beraber kimseye her gün şikayet etme, suratsız ve kötü çalışma hakkını tanımıyor. Eşinden memnun olmayan ve bu konuda aksiyon almak yerini mutsuzluğunu etrafına yansıtanlara ne demeli?   Öncelikle eşinden memnun olmama halini açalım. Her hafta ağlayıp zırlayıp yakınlarının kafasını şişirecek bir mevzu buluyorsan, özel hayatındaki gerginliği işine verimsizlik ve çalışma arkadaşlarına suratsızlık olarak yansıtıyorsan, whatsapp-facebook-linkedin-instagram’dan tuhaf özel mesajlar atıp ‘arkadaş’larını yokluyorsan, belli ki eşinden memnun değilsin. Sene olmuş 2017; sorumluluk alıp bir psikoloğa ya da çift terapistine gideceğin yerde neden etrafını zehirlemenin daha makul olduğunu düşünüyorsun? Sorun yaşaman çok doğal, sorunlarınla yüzleşmekten kaçınman ise çocukça ve kabul edilemez. Medeni olmasını temenni ettiğimiz bir toplumda yaşıyoruz, hepimiz etkileşim halindeyiz. Biri tarafından alınmayan her sorumluluk bir başkasına ekstra yük olarak biniyor, farkında değil misin? Senin eşinle yaşadığın tatminsizliğin faturasını bir başkası trafikte sergilediğin agresifliğe maruz kalarak ödemek zorunda mı? Ve bu negatif etkileşim dönüp dolaşıp sana temas edecek, bilmiyor musun? Enerji döner dolaşır sahibini bulur. Şöyle bir düşünün, hangi arkadaşlarınız sakin, düzenli bir hayat sürüyor? Hangileri her türlü karmaşayı peş peşe kendine çekiyor? Yöneticisi ile flört ederek bir anda yüksel... Devamı