Kıskanmak

2018-01-02 12:50:00

Zeki Demirkumbuz'un aynı adlı filmi: Kıskanmak. İzleyenler bilir, kıskançlık sonucu felakete sürüklenen bir ailenin trajik öyküsünü anlatır. Çirkin kadın güzel kadını kıskanır ve olaylar gelişir. Oysa ki çoğu insan farkında değil, şu dünyada kıskanılası bir şey varsa o da kendinden memnun olma, mutlu olma halidir, güzellik ya da başka birşey değil. İnsanların kuyusunu kazarak mutlu olmak ise biraz zor iş. Kadınların özellikle hemcinslerine karşı sürdürdüğü kıskançlık politikası erkekler tarafından oldukça itici bulunuyor. Haklılar da. Dünyada o kadar güzel ve kıskanılası başarılara imza atmış kişi varken çoğu kadın kendi küçük dünyasına hapsolmuştur, kendisinden sadece 2 kg zayıf olan yanıbaşındakini kıskanır! Fiziğini, kariyerini, sevgilisini, çocuğunu, genel olarak arkadaşınızın hayat tarzını beğeniyor olabilirsiniz. Kimi zaman girdiğiniz bir ortamda bakışların onun üzerinde olmasını kıskanabilirsiniz. Ancak herşeyin olduğu gibi kıskançlığın da sağlıklı bir dozu var. Etrafınızdaki olumlu gelişmelerden beslenin, sadece bana hep bana yaklaşımı sağlıklı değil. Çevrenizdeki kişilerin hayatındaki pozitif gelişmeler size de umut ışığı vermeli ve 'Hayatta güzel şeyler de oluyor, benim için de her an iyi gelişmeler olabilir!' mesajını alabilmelisiniz. Kendinizi arkadaşlarınızla* (bakınız: frenemies) kıyaslamaya başladığınız an anlamsız bir rekabete girdiğinizin farkında olun ve tutumunuzu değiştirin. Her insan özeldir, kendinizi önce siz sevin ve özel olduğunuzu bilin. Başkaları ile rekabete girmek sizi sadece sıradanlaştırır. Boy-kilo-para-pul-çoluk-çocuk kıyaslama çizelgesine girmeyecek kadar çok ve çeşitli yönleriniz olmalı. Kalbiniz, vicdanınız, gülüşünüz bir başkası ile kıyaslanabilir mi?... Devamı

Mutsuz Evliliklerin Sırrı

2017-12-25 11:00:00

Mutlu Son. İşte sebebi tam olarak bu; suçlu bu iki kelime! Filmlerde, kitaplarda, etrafımızda duyduğumuz hikayelerde ve ailelerimizin bize verdiği öğütlerde evlilik ilişkilerin 'mutlu son'a ulaşması olarak tanımlanır. Evliliğe kadar olan süreçte hemen herkesin nasıl evleneceğimiz hakkında bir fikri vardır ancak evlendikten sonrası ile pek ilgilenilmez. Ne de olsa artık evlenmişizdir. Oysa ki evlilik bir son değil, yeni bir dönemin başlangıcıdır. Evliliğe giden süreçte bir bebek gibi besleyip büyüttüğünüz flört dönemi sonra erdi, yepyeni bir döneme girdiniz. Aynı anlayışı, kalp atışını, ilgiyi ve hassasiyeti evliliğinizde de göstermeniz gerekiyor. Evlenmeden önce sesinin tonundaki en ufak değişiklikte, yüzündeki basit bir memnuniyetsizlik ifadesinde acaba ne düşünüyor, beni artık eskisi kadar sevmiyor mu diye düşünen hassas halinizden eser yoksa, Onunla dışarı çıkmadan önce kuaföre gitmek, makyaj yapmak aklınıza bile gelmiyorsa, Televizyonun karşısına geçip dizi izlemeyi onunla sohbet etmeye tercih ediyorsanız, Arkadaşlarınıza öve öve bitiremediğiniz sevgiliniz şimdi şikayet edilen, dedikodusu yapılan eş haline dönüştüyse, Sevgilinizin masanızdaki diğer kişilerin de hesabını ödemesi sizi gururlandırırken eşinizi el aleme para yedirmekle suçlar hale geldiyseniz, Sevgiliniz sizi arkadaşları ile tanıştırsın, hep beraber olalım diye can atarken eşinizin arkadaşlarından hoşlanmaz olduysanız, Burada bir mola verip düşünmek lazım. Eşiniz de en az sevgiliniz kadar ilgiyi, sevgiyi ve şımartılmayı hak ediyor. Nasıl oldu da benim romantik sevgilim anlayışsız bir eşe dönüştü diye merak ediyorsanız kendi tutumunuzu da gözden geçimenizde fayda var. "Ben aynı kaldım, o çok değişti!" savunması eşyan... Devamı

Daha Yolun Başındayız Diyerek Ertelemeyin

2017-12-18 10:45:00

Yeni bir ilişkiye başlamak her zaman zordur, karşılıklı anlayış ve çaba gerektirir. Bu kritik başlangıç evresinde karşınızdaki kişiyi daha yakından tanımak için bu soruların cevabını aldığınızdan emin olun:   Eski sevgilin/eşin hayatına devam ettiğin gerçeğinin farkında mı? İyi mi ayrıldınız yoksa karşılıklı suçlamalar, alacak-verecek hesapları, kin ve öfke devam ediyor mu? Çocuklarınla ne sıklıkta görüşüyorsun? Geçmişten bugüne taşınan negatif enerji, size kadar yansıyan tahammülsüzlük, sabırsızlık, bıkkınlık ve eski eş hayaleti ile yaşamak istemiyorsanız bu sorulara verilen cevapları iyi tartın. Güllük gülistanlık bir tablo çizilse dahi gözlemci olun ve kendi kanaatinizi oluşturana dek bekleyin.   İşini severek mi yapıyorsun? Kariyerinin geldiği noktadan, pozisyonundan memnun musun? Güne pozitif başlamak, hayata dair motive olmak için tatmin edici bir kariyer önemli. Mevcut halinden memnun olmasa da geleceğe dair uygulanabilir planları olmalı. Bu sorular finansal anlamda ne durumda olduğunu da açıkça sormadığınız halde anlmanıza yardımcı olur.   Evde nasıl vakit geçirmekten hoşlanırsın? Arkadaşlarınla ne sıklıkta görüşürsün, bir araya geldiğinizde ne yaparsınız? Nasıl bir sosyal hayata dahil olacağınızı en başından bilmek, partnerinizin sosyal hayatta ne derece uyumlu olduğunu görmek hakkınız.   Ailen ile yakın mısın? Ne sıklıkta görüşüyorsunuz? Kaç kardeşsiniz? Onlar ne işle meşgul? Nerede oturuyorlar? Ailevi ilişkiler mutlaka bir noktada sizin ilişkinize de etki edecektir. Alışkanlıkları önceden bilmek ilerisi için karar vermenize yardımcı olur.   Sevdiklerinize sevildiklerini hissettirdiğiniz harika bir hafta olsun.  ... Devamı

Krizi Fırsata Çevir

2017-12-11 14:07:00

İkili ilişkilerde iniş çıkışların olması kaçınılmaz bir gerçek. İstemediğiniz durumlarla karşı karşıya kaldığınızda mızmızlanmak, hayata küsmek, sinir krizi geçirmek yerine krizi fırsata çevirmeye ne dersiniz?  Randevuya geç kaldı, seni bekletti, alışveriş sözünü tutmadı, yemek sözünü unuttu, o anda kiminle olduğu konusunda yetersiz açıklama yaptı, sinirine hakim olamadı bağırdı ve benzeri durumlarda kızmakta haklısınız. Ne de olsa elli kere bu konularda daha dikkatli olması konusunda onu uyarmıştınız. Peki dayak arsızı olmuş eşinizin/sevgilinizin daha fazla öfkelenmeniz ile kendini düzeltme ihtimali? Evet, sıfıra yakın. O halde ne yapmak lazım? Haklılığınızın altını bir kere daha çizin ancak anlayışlı davranın ve mevzuyu büyütmeyin. Yapılan yanlışları cebinize CAN olarak koyup devam edin (bakınız: yakartop). Artık sizin de mükemmel olmama lüksünüz var; en az onun kadar gecikebilir, unutabilir, ihmalkar davranabilirsiniz. Ancak tüm bu hataları kasten yapmamak önemli, ilişkimizi devam ettirmeye çalışıyoruz, baltalamaya değil. Ders verme zihniyeti ile hareket ederseniz empati değil antipati kazanırsınız. Sadece elinizden gelenin en iyisini yapın ve geri kalan her şey için kendinizi rahat bırakın, yeterince CANınız var.  Ailesi ile arası açıldı, arkadaşları ile anlaşamadı, işleri yolunda gitmedi, arabası bozuldu, hasta oldu vb. Hayat her an güllük gülistanlık değil. İşte ne kadar olgun, sevecen, cömert ve anlayışlı biri olduğunuzu göstermek için size sınırsız fırsat. Başına bir felaket geldi diye elbette sevinmeyeceğiz ama o güne değin önemi fark edilmemiş bir takım özelliklerimizi sergileme fırsatını da es geçmeyeceğiz. "Bu ay benim maaşım ile idare edebiliriz." "Annenle çok iyi anlaşamıyoruz ama bu konuda o haklı... Devamı

Eşim Çok Değişti Artık Tanıyamıyorum

2017-11-27 10:45:00

Aynı evin içinde iki yabancıya dönüşen, eşini tanıyamadığından yakınan o kadar çok kişi var ki! Sizlerden gelen mailler doğrultusunda bu hafta 2 Yabancı temasına değinelim. Değişim zaman içerisinde adım adım gerçekleşir; huzursuzluğa sebep olması ise en son halkada bir tarafın kendini tamamen soyutlanmış hissetmesi ile vuku bulur. Merak duyduğu konular, izlediği diziler, okuduğu köşe yazarları, kendini anlatırken seçtiği kelimeler, tercih ettiği mekanlar, mutfaklar, sohbetini sevdiği arkadaşları günden güne evrilmiştir. Sen rahatını bozmamak adına bu değişimi görmezden gelmeyi tercih ettiysen, bugün gelinen noktada payın olduğu gerçeğini de kabul etmen gerekir. Problemleri çözmek için öncelikle var olan durumla barışıp yapılan yanlışları sahiplenmek şart. Eşler ne zaman eş olmayı bırakır? Birbirlerine eşlik etmekten vazgeçtiklerinde. Tamam, her aktivitede ona eşlik etmek durumunda değilsin. Bu aynı zamanda oldukça sıkıcı olurdu. Ancak yeni birşeyler denemek istediğinde, farz edelim bu yeni açılan bir restoran olsun; ama bugün hava soğuk, orası çok uzak, yemekler nasıl bilmiyoruz, para harcamaya ne lüzum, hazırlanmaya üşeniyorum vb. bahaneler sıralamaya başlarsan o da zaman içerisinde kendisi ile aynı heyecanı paylaşan bir başkası ile gitmek durumunda kalır. "Tamam sen iş çıkışı arkadaşlarınla oraya uğrarsın; ben evdeyim." Bu cümle ilk başta çok konforlu gelse de kendi ipinizi bile isteye çektiğinizin resmidir. Ya da "Ben deniz-kum tatili sevmiyorum, yazlıkta sen annenlerle vakit geçir." "O köşe yazarını takip etmiyorum, neyi eleştirdiğin konusunda bir fikrim yok." Gelelim bir başka meseleye. Ben ona eşlik etmek istiyorum ama o beni dışlıyor. Neden acaba, hiç düşündün mü? Hadi bu kış biz de ... Devamı