Onu Beklemekten Yoruldum

2018-04-05 16:57:00

İlişkilerdeki en büyük açmazlardan biri de bir tarafın istediğini alamaması ve buna bağlı olarak sürekli bir tatminsizlik ve mutsuzluk hissiyatı içinde olmasıdır. Bana evlenme teklif etmiyor, benimle ciddi düşünmüyor, beni sahiplenmiyor, bana çiçek almıyor, hoş sözler söylemiyor, iltifat etmiyor, benimle yakınlaşmıyor, ben söylemeden yapmıyor, ben başlatmasam beraber olmak istemiyor, beni aramıyor, mesaj atmıyor, evden dışarı çıkmıyor, beraber sosyalleşmek istemiyor, tatile gidelim demiyor, ihtiyaçlarımı görmezden geliyor, eli sıkı davranıyor, vakit ayırmıyor, çocuk sahibi olmak istemiyor, çocuklarla ilgilenmiyor, aileme hürmet göstermiyor... Karşılanmayan beklentiler büyür büyür kişinin içinde yara olur. Sen ona sadık kalırsın, tüm kalbinle ona ait olursun, gözünün içine bakarsın devamında istediğin adımlar atılmaz, beklediğin teklif bir türlü gelmez. Hayallerini ertelersin, sevmediğin bir işte, aileni geçindirmek için, onun yüzünü güldürebilmek için var gücünle çalışırsın. Evde istediğin güleryüzü, beğeniyi, saygıyı göremezsin. Belki bu sefer vakit ayırır, gönlü olur, beraber Venedik'e gideriz, hayalimi gerçekleştiririz dersin. Sıra sana gelmez.  Peki ne yapmak lazım? Kendinden vazgeçince, her şeyini ona göre ayarlayınca, kendince fedakarlıklar yapınca ne kadar yol katettiniz? Ne kadar tatmin oldun, bugün geldiğin noktada nasıl hissediyorsun? Gösterdiğin anlayış sana aynı incelikte geri döndü mü? Yoksa bu çabalama ve kendini tutma hali senin normaline mi dönüştü? Dilimin ucunda kelimeler, söylesem olmaz, unutayım desem aklımdan çıkmaz...  Öncelikle şunu doğru analiz etmek lazım; bir tar... Devamı

Hayatı Kullanma Kılavuzu

2018-02-03 18:53:00

En sıradan şeyler için bile muhakkak bir kullanma kılavuzu icat etmişler. Gül kokulu yüz kremi; efendim yüzünüze şöyle sürün, şu vakit kullanın, aman da gözünüze temas ettirmeyin.. Söz konusu kendi hayatımız olduğunda ise bodoslama gidiyoruz; olduğu kadar olmadığı kader. Sonra gelsin coşmalar, abartmalar, gitsin hayal kırıklıkları, depresyonlar.  Her ne kadar elimizde adım adım takip edip uygulayabileceğimiz bir çizelge olmasa da, temel bakış açımızı doğru oturtursak hayatı en verimli ve keyifli şekilde yaşamak hepimiz için mümkün. Bu bakış açısını bir cümle ile özetlemek gerekirse, "Hayat bir yolculuk" derim. Bu gerçeği benimsemek; kendimizi değerlendirirken ve etrafımızda gelişen olayları yargılarken bize ışık tutar, anlamlandıramıyorum dediğimiz girdaplardan çıkmamızı sağlar. Sevgilinden ayrılabilirsin, çocukların evden ayrılıp yeni bir hayat kurabilir, babanı kaybedebilirsin, arkadaşlarınla fikir ayrılığına düşebilirsin, boşanabilirsin ve daha pek çok sebep. Gönül koymak kolay, gönül koyup da mutlu olmak zor. Hayat akarken etrafımızın ve ilişkilerimizin aynı kalmasını beklemek hiç gerçekçi değil. Herkes kendi hayatının başrol oyuncusu, kendi yolculuğunda ilerliyor. Yanımızda olanlar için şükretmek, bize eşlik edenlerin kıymetini bilmek, hayatımızda rolü bitenleri saygıyla uğurlamak.. Hayatı olduğu gibi kabul etmek, bencillikten uzak, geniş düşünmek.. Kendimizi de teraziye koymak, değişen yönlerimizi kabul etmek.. Tutkuyla istediğin bir hayat olabilir, eşin seninle aynı heveste değil diye onu garipseyebilir misin? Nasıl ki sen daha çok borca girip daha iyi bir ev satın almak istiyorsan; o da daha az biriktirip daha çok seyahat etmek isteyemez mi? Kendi isteğine duyduğun heyecan ve o mutlaka istiyorum hi... Devamı

Aldatılınca Ne Yapmak Lazım

2018-02-03 18:52:00

Evvela şuna karar vermek gerek: Ben bu adam ile, bu kadın ile devam etmek istiyor muyum? Hala seviyor muyum, sevmiyor muyum? Karar devam etmekten yanaysa çözüm odaklı olmak, ilerisini de düşünüp hareket etmek lazım. Bitirmek kolay, devam ettirmek, yaşatmak zor. Olaylara geniş açıdan bakın, filmi geriye sarın ve kendinizi değerlendirin. İkili ilişkiler etkiye tepki yasası ile ilerler. Eşiniz Ahmet değil de Mehmet olsaydı fark eder miydi? Yoksa sergilediğiniz tavır onu da aynı kalıba sokar mıydı? Onunla yüzleşin, neden aldattığını açıklamasına gayret edin. Severek evlendiğinizi farz ediyorum. İyi bir başlangıç yapmıştınız. Devamında kötü gidişat ne zaman başladı? Sizin de hatalarınız olmuştur muhakkak; bu ister özensiz davranmak olsun ister bile isteye aldatmaya varıncaya dek kötü gidişatı görmezden gelmek. Eğrisi ile doğrusu ile durumu değerlendirin, anlamaya çalışın.  Sorunları tespit ettikten sonra "Peki, anlaşıldı!" diyerek üzerine yatmayın. Misal, sorunun saygı eksikliği olduğu kanısına vardınız. Kariyerinde yeterince ilerleme göstermediği için, ailesinin yorumları/talepleri karşısında dik duramadığı için, asosyal olduğu için vb. Peki aldatmaya kadar giden bu problemin çözümü için yapısal bir değişikliğe açık mısınız? Değer yargılarınız aynı şekilde yargılamaya devam ederse su akıp yine yolunu bulacaktır. Akış tesadüfen gerçekleşmez; aldığımız her nefes, attığımız her adım, aklımızdan geçen her düşünce rotamızı belirler, gün be gün yolumuzu kendimiz çizeriz. Ve şunu söylemekte haklı olabilirsiniz: "Ben yanlış bir şey yapmadım. Tüm arkadaşlarım gibi akıllı uslu, özenli, sevgi dolu davrandım. Onların evliliklerinde problem yaşanmazken ben neden aldatıldım?! Hatalı değilsem neden hala kendimi sorguluyorum, bakış ... Devamı

Kıskanmak

2018-01-02 12:50:00

Zeki Demirkumbuz'un aynı adlı filmi: Kıskanmak. İzleyenler bilir, kıskançlık sonucu felakete sürüklenen bir ailenin trajik öyküsünü anlatır. Çirkin kadın güzel kadını kıskanır ve olaylar gelişir. Oysa ki çoğu insan farkında değil, şu dünyada kıskanılası bir şey varsa o da kendinden memnun olma, mutlu olma halidir, güzellik ya da başka birşey değil. İnsanların kuyusunu kazarak mutlu olmak ise biraz zor iş. Kadınların özellikle hemcinslerine karşı sürdürdüğü kıskançlık politikası erkekler tarafından oldukça itici bulunuyor. Haklılar da. Dünyada o kadar güzel ve kıskanılası başarılara imza atmış kişi varken çoğu kadın kendi küçük dünyasına hapsolmuştur, kendisinden sadece 2 kg zayıf olan yanıbaşındakini kıskanır! Fiziğini, kariyerini, sevgilisini, çocuğunu, genel olarak arkadaşınızın hayat tarzını beğeniyor olabilirsiniz. Kimi zaman girdiğiniz bir ortamda bakışların onun üzerinde olmasını kıskanabilirsiniz. Ancak herşeyin olduğu gibi kıskançlığın da sağlıklı bir dozu var. Etrafınızdaki olumlu gelişmelerden beslenin, sadece bana hep bana yaklaşımı sağlıklı değil. Çevrenizdeki kişilerin hayatındaki pozitif gelişmeler size de umut ışığı vermeli ve 'Hayatta güzel şeyler de oluyor, benim için de her an iyi gelişmeler olabilir!' mesajını alabilmelisiniz. Kendinizi arkadaşlarınızla* (bakınız: frenemies) kıyaslamaya başladığınız an anlamsız bir rekabete girdiğinizin farkında olun ve tutumunuzu değiştirin. Her insan özeldir, kendinizi önce siz sevin ve özel olduğunuzu bilin. Başkaları ile rekabete girmek sizi sadece sıradanlaştırır. Boy-kilo-para-pul-çoluk-çocuk kıyaslama çizelgesine girmeyecek kadar çok ve çeşitli yönleriniz olmalı. Kalbiniz, vicdanınız, gülüşünüz bir başkası ile kıyaslanabilir mi?... Devamı

Mutsuz Evliliklerin Sırrı

2017-12-25 11:00:00

Mutlu Son. İşte sebebi tam olarak bu; suçlu bu iki kelime! Filmlerde, kitaplarda, etrafımızda duyduğumuz hikayelerde ve ailelerimizin bize verdiği öğütlerde evlilik ilişkilerin 'mutlu son'a ulaşması olarak tanımlanır. Evliliğe kadar olan süreçte hemen herkesin nasıl evleneceğimiz hakkında bir fikri vardır ancak evlendikten sonrası ile pek ilgilenilmez. Ne de olsa artık evlenmişizdir. Oysa ki evlilik bir son değil, yeni bir dönemin başlangıcıdır. Evliliğe giden süreçte bir bebek gibi besleyip büyüttüğünüz flört dönemi sonra erdi, yepyeni bir döneme girdiniz. Aynı anlayışı, kalp atışını, ilgiyi ve hassasiyeti evliliğinizde de göstermeniz gerekiyor. Evlenmeden önce sesinin tonundaki en ufak değişiklikte, yüzündeki basit bir memnuniyetsizlik ifadesinde acaba ne düşünüyor, beni artık eskisi kadar sevmiyor mu diye düşünen hassas halinizden eser yoksa, Onunla dışarı çıkmadan önce kuaföre gitmek, makyaj yapmak aklınıza bile gelmiyorsa, Televizyonun karşısına geçip dizi izlemeyi onunla sohbet etmeye tercih ediyorsanız, Arkadaşlarınıza öve öve bitiremediğiniz sevgiliniz şimdi şikayet edilen, dedikodusu yapılan eş haline dönüştüyse, Sevgilinizin masanızdaki diğer kişilerin de hesabını ödemesi sizi gururlandırırken eşinizi el aleme para yedirmekle suçlar hale geldiyseniz, Sevgiliniz sizi arkadaşları ile tanıştırsın, hep beraber olalım diye can atarken eşinizin arkadaşlarından hoşlanmaz olduysanız, Burada bir mola verip düşünmek lazım. Eşiniz de en az sevgiliniz kadar ilgiyi, sevgiyi ve şımartılmayı hak ediyor. Nasıl oldu da benim romantik sevgilim anlayışsız bir eşe dönüştü diye merak ediyorsanız kendi tutumunuzu da gözden geçimenizde fayda var. "Ben aynı kaldım, o çok değişti!" savunması eşyan... Devamı