Flört Etmeyi Unuttum!

2017-04-08 17:01:00

Hatırlatalım o halde:) Belki bir arkadaşınız tanıştırdı, belki de facebook’ta birbirinizi keşfettiniz. Hangi vesile ile tanıştığınızın artık bir önemi yok, önemli olan bu akşam yemeğe çıkmak için sözleştiniz. Peki nasıl davranmak lazım? Riskler büyük; kendimi yanlış mı tanıtıyorum, fazla hevesli mi yaklaştım, gereksiz samimi mi davrandım, karşımdakini sıktım mı? Birinci kural kendinizden memnun olmanız. Buluşma yeri ve saati sizin için de uygun olmalı, eyvah oraya nasıl gideceğim ya da orada ne giyeceğim gibi bir endişe taşımamalısınız. Siz eğer kendinizden memnun iseniz, giyim kuşamınız ve bulunduğunuz ortam sizin için doğru ise bu otomatikman enerjinize de yansır. Sizin rahat ve huzurlu havanız karşı tarafın da kendini rahat hissetmesini sağlar. Ne konuşacağız? Evet, sohbet önemli ama kendinizi kasmaya gerek yok. İnsanları en iyi gündelik hayata dair seçimleri ve verdikleri tepkilerden tanırsınız. O gün onunla buluşana kadar yapmış olduğunuz gündelik işlerden bahsedin. Taksici ile sohbetiniz, yolda dikkatinizi çeken bir reklam tabelası olabilir bu. Konuşurken agresif ya da şikayet eden bir tonda olmayın yeter. Gözlerinin içine bakarak, gülümseyerek, esprili bir tonda kendinizi ifade edin. Yemekler geldi, sohbet güzel. Artık yavaş yavaş işten güçten, kariyer hedefleri ve ileriye dair planlarınızdan bahsedebilirsiniz. Zira günün sonunda amacımız o kişinin size uygun olup olmadığının bir muhasebesini yapmak. Ne istediğini bilmeyen, hayata dair hedefleri olmayan biri kimse için çekici değildir. Çok katı çizgilerle olmasa bile genel anlamda kendinizi görmek istediğiniz tablonun çerçevesini çizin. Kendini bu tabloda hayal etmek isteyen kişi gelsin hayalinize ortak olsun, istemeyen de öncesinde yönünü belli etsin ki siz de sonrasında gereksi... Devamı

Aşkı Nasıl Bulurum? Önyargılarımızın Farkında Olmak ve Kalıpları

2017-03-07 16:03:00

Kimi ilişkiler daha kuluçka evresindeyken başlamadan biter. Biri ile tanışırsınız, en küçük hareketinden etkilenir ve bir yargıya varırsınız.   “Benimle buluşmaya gelmeden önce ....... marka ceket giymiş; kesinlikle diğer konularda da zevksiz biri olmalı!”   “Facebook’unda ....... kişiler ile arkadaş, bir de utanmadan ..... yorumlar yapılmış fotoğrafların altına; mutlaka çok çapkın ve güvenilmez biri.”   “Benden önceki erkek arkadaşı ...... kişisi imiş, o halde benim işim olmaz!”    “Bilmem kim onun hakkında ........ demiş, demek ki saçmasapan bir insan.”    “Eski eşim playstation oynamayı çok severdi, bu da seviyor, öyleyse o da asosyal biri olmalı.”   “Benden 10 yaş büyük, kesinlikle anlaşamayız, ileride sorunlar çıkar.”   Oysa ki hayat bu kadar da basit değil. Hepimiz zaman içerisinde değişiyoruz ve kendimizi yeniliyoruz. Varsayımlara dayanan kararlar vermek yerine en azından o kişi hakkında kendi kanaatiniz oluşuncaya kadar zaman ayırın ve kendisini şahsen tanımaya çalışın.    Önyargılarımızın farkında olmak ve onları kırmaya çalışmak çok güzel. Fakat... Bunun yanında bir grup insan var ki sürekli aynı tip kişilerle beraber olup sonrasında onca kişiye şans verdiği halde henüz doğru kişiyi bulamamaktan şikayetçi. Herkesi aynı kalıba sokmak doğru olmadığı gibi sürekli aynı özelliklere sahip kişiler ile beraber olup sonrasında farklı sonuçlar beklemek de bir o kadar yanlış. Kendinize karşı samimi olun; gerçekten farklı karakterdeki insanlara şans veriyor musunuz yoksa ismi farklı hayat tarzı/görüşü tıpa tıp aynı insanlarla mı berabersiniz? Bu kısır döngüyü kırmak yine s... Devamı

Aşkı Canlı Tutmanın Sırları

2017-03-07 16:02:00

Uzun süreli ilişkilerde ve evliliklerde bir noktadan sonra heyecanın azalması ve hatta kaybolması olağan görülür. Oysa ki bu kaçınılmaz bir son değil, aşkı yaşatmak elimizde. Gündelik hayatımıza dair bazı tavırlarımızın ilişkimizi nasıl etkilediğinin farkına varırsak, bilinçli bir iletişimle her şeyi rayına oturtmak mümkün. İşte size uzun ömürlü, sevgi dolu, aşk dolu bir evlilik için 2 pratik öneri, sonuç almak ise garanti:   1. Diyaloglarda katılımcı olun, dinlediğinizi ve anladığınızı gösterin. Ciddi tartışmalardan bahsetmiyoruz, ufak tefek gündelik tespitler mesela… Eşiniz balkona çıktı ve size “Ya bugün hava ne kadar güzel, mis gibi!” diye seslendi. Kafanızı çevirmeden “Hı hı” diye geçiştirmek yerine ona dönün ve “Evet bugün hava gerçekten çok iyi, benim de içim açıldı” deyin. Sadece sevmediklerinizde, beğenmediklerinizde, çekiştirdiklerinizde değil; sevdiklerinizde, yaşamaya dair bu gündelik coşkularda da birleşin. Nefret değil sevgi olsun sizi bir araya getiren. Ve başkalarına anlamsız gelen, ufak mutluluklar olsun kutladıklarınız. “Bugün çay çok iyi demlenmiş.” “Annemin sesi telefonda daha iyi geliyordu, sevindim.” “Aldığım domatesler çok lezzetli çıktı.”   2. Üzüntüleriniz kadar sevinçleriniz de ortak olsun. Ortak mutluluklar sadece beraber yapılan aktivitelerle paylaşılmaz; en sevdiğimiz diziyi izleyelim, beraber yürüyüş yapalım, favori balıkçımızda rakı-balık yapalım… Daha iyi bir iş bulduğunda, terfi aldığında, kilo verdiğinde, beğendiği elbiseyi yarı fiyatına aldığında da aynı şekilde bu mutluluğu paylaşmayı bilin. Birbirinizin hayatındaki başarılarla yarışmayın, bu başarılara ortak olun.&n... Devamı

2017’de Artık O’nunla Tanışmak İstiyorum Diyorsanız

2017-01-15 22:31:00

Hayatı yaşanan tecrübelerin bütünü olarak değerlendirin ve her günün farkında olun, keyfini çıkarın. Evden dışarı adım atmayanın başına kaza da gelmez. Peki hayata dair beklentiniz bu mu? Suya sabuna dokunmadan temiz bir sayfa olarak sonlandırmak mı? Yoksa iyi ve kötü anılarla karşınıza çıkan her tesadüfü kucaklamak mı? Gününüzü planlayın ve olduğu kadar olmadığı kader demekten gocunmayın. Bu hafta bir konsere gittiniz ve umduğunuzu bulamadınız mı? Önümüzdeki hafta farklı bir grubu, farklı bir mekanı deneyin. Arkadaşınız sizi biri ile tanıştırdı ve yemeğe çıktınız, yemek biraz sıkıcı geçti. Kendinizi iletişime kapatmayın, bu kişi ile tutmadı ama farklı bir öneriye açığım deyin. Yaşanmışlıklardan ders çıkarmayı önyargılı olmakla karıştırmayın, nasılsa olmayacak tavrını bir kenara bırakın. Öncelikle hayatı yaşamaktan keyif almak lazım, varılacak hedef kadar yolculuk da önemli. Siz iyiyi ve kötüyü aynı şükür duygusu ile kucaklamaya başladıktan sonra hayatın çok daha güzelleştiğini, bu farkındalığınıza özel hayatın size yepyeni kapılar açtığını gözlemleyeceksiniz.   Eğer bekarsak hayatımda biri olsun istiyorum deriz, neden ben hala yalnızım deriz, benim neden sevgilim yok deriz. Tüm bunları deriz ama farkında değilizdir ki aslında kalbimiz boş değil, gerçek ya da platonik, hak eden ya da etmeyen biri boş yere meşgul ediyordur bizi. Eski sevgilimizi düşünüyoruzdur çoğu zaman ya da platonik biri vardır gizliden gizliye sosyal medya hesapları saat başı takip edilen. Peşinden koştuğumuz ama yüz vermeyen, seninle ciddi bir ilişki yaşayamam diyen biri vardır ya da tip/karakter olarak beğenmediğimiz ama boşluktan vakit geçirdiğimiz biri vardır. Kendinizi bir tartın, gece uyumadan önce ya da romantik bir şarkı duyd... Devamı

TAMAM mı DEVAM mı?

2017-01-05 15:16:00

Süregelen bir ilişki içerisinde arada durup düşündüğümüzde bu soru kafamızı kurcalar. Bu ilişkiye devam etmekle hata mı yapıyorum yoksa biraz daha emek vermeli miyim? Her ilişkinin kendi dinamikleri vardır, kabul. Ancak 6 aydan uzun bir süre geçtiği halde kafanızda hala soru işaretleri varsa aşağıda sıralayacağım 4 madde bu ilişkinin sonlanması ve hayatınıza devam etmeniz gerektiğini gösteriyor. Devamlı ilgi alaka beklentisi içerisindeyseniz. Sevgilinizin sizi sevdiğine dair kanıt arar bir haldeyseniz, kurduğu bazı cümleler size umut verirken seçtiği bazı kelimeler midenizi düğümlüyorsa... Yanlış bir ilişki içerisindesiniz. Sizin sevgilim dediğiniz kişi hakkında acaba o da beni aynı şekilde seviyor mu gibi bir endişeniz olmamalı, doğal olarak bunu içinizde hissedebilmelisiniz. Sizi sevdiğini söyleyip öte taraftan dengesiz hareketleri ile içinize kuşku salan ve bir şekilde kendinizi eksik/yetersiz hissettiren kişi yanlış kişidir. Kendiniz olamıyorsanız. Onun yanında rahat hareket edemiyor, devamlı o ne düşünüyor, nasıl hissediyor, iyi vakit geçiriyor mu, benden sıkıldı mı sıkılmadı mı, yeterince eğleniyor muyuz gibi endişelerle hareketlerinize yön veriyorsanız bu normal değil. İlişkiler hayatı paylaşmak içindir, sizin devamlı suretle karşı tarafa kendini iyi hissettirmek gibi bir çabanız olmamalı. Sizin de kötü günleriniz, anlayış gerektiren huysuz anlarınız olabilir. Beni bırakır mı düşüncesi ile kendi sorunlarınızı ve beklentilerinizi paylaşamıyorsanız o ilişkiyi zaten siz bırakın gitsin. Sizi sosyal ortamına dahil etmiyorsa. Sizi seven ve değer veren bir kişi ile beraberseniz otomatikman onun dünyasına dahil olursunuz. Arkadaşları ve ailesi ile olan günlük sohbetlerde siz de onun hayatının bir parçası olduğunuz için doğal olara... Devamı